Otomatik Düşünceler Günlüğü (Zihnimiz Gün Boyu Ne Fısıldıyor?)
Gün içinde bazen bir anda içimiz sıkılır, kalbimiz hızlanır ya da kendimizi durup dururken suçlu, yetersiz ya da çaresiz hissederiz. Çoğu zaman bu duyguların nereden geldiğini tam olarak anlayamayız.
Oysa duygularımızın arkasında çoğu zaman farkında bile olmadığımız otomatik düşünceler vardır.
Otomatik düşünce nedir?
Bir durumla karşılaştığımız anda zihnimizde kendiliğinden beliren, hızlı ve çoğu zaman sorgulanmayan düşüncelerdir.
“Kesin bir şey yanlış yaptım.”
“Beni önemsemiyor.”
“Bu da benim hatam.”
“Bunun altından kalkamam.”
Bu düşünceler:
- Bilinçli olarak seçilmez
- Çok hızlı gelir
- Çoğu zaman gerçek gibi hissedilir
- Ama her zaman gerçek değildirler.
Neden otomatik düşünceler günlüğü tutarız?
Amacımız, düşünceleri değiştirmekten önce fark etmektir. Çünkü fark etmeden değişim olmaz.
Bu günlük sayesinde:
- Zihnin hangi durumlarda tetiklendiğini görürüz.
- Aynı düşüncelerin tekrar tekrar geldiğini fark ederiz.
- “Ben böyleyim” dediğimiz şeyin aslında bir düşünce kalıbı olduğunu anlarız.
Günlük nasıl tutulur?
Bu bir “doğru–yanlış” defteri değildir.
Bir gözlem defteri gibidir. (Sadece 1-2 dakikanı alır, abartma!)
Aşağıdaki başlıklar yeterlidir:
1. Durum
O an ne oldu? Nerede? Kimlerle? Ne tetikledi?
Akşam evde yalnızdım.
Mesajıma cevap gelmedi.
2. Aklımdan geçen düşünce
Zihnin ilk söylediği cümle neydi? Sansürlemeden, yumuşatmadan yaz:
“Artık kimseye güvenemem.”
“İyi bir baba değilim.”
“Her şey bozulacak.”
3. Duygu
Bu düşünce bende ne hissettirdi?
(Korku, Suçluluk, Utanç, Üzüntü, Öfke…)
4. Davranış
Bu duygu beni ne yapmaya itti?
(İçime kapandım, Kaçındım, Sürekli düşündüm, Hiçbir şey yapmadım…)
Örnek bir günlük kaydı
Durum: Akşam çocuklar uyuduktan sonra ev sessizdi.
Otomatik düşünce: “Eğer böyle devam ederse her şeyi mahvedeceğim.”
Duygu: Korku, çaresizlik.
Davranış: Sürekli düşünme, uyuyamama.
Bu kadar.
Yorum yok. Analiz yok. Düzeltme yok.
Bu günlük ne işe yarar?
Bir süre sonra şunu fark etmeye başlarsın:
Aynı düşünceler tekrar ediyor. Aynı durumlar beni tetikliyor. Duygularım rastgele değil.
Ve çok önemli bir ayrım ortaya çıkar:
“Bu bir gerçek mi, yoksa zihnimin otomatik bir yorumu mu?”
Bu fark, terapide çalışılabilecek en değerli noktadır.
Küçük ama önemli bir not
Otomatik düşünceler:
- Zayıflık göstergesi değildir.
- “Yanlış” olmak zorunda değildir.
- Sizi kötü biri yapmaz.
Onlar sadece, geçmiş deneyimlerin ve öğrenmelerin zihindeki izleridir.
Son söz
Otomatik düşünceler günlüğü tutmak, kendinle kavga etmek değil;
kendini dinlemeyi öğrenmektir.
Zihnin ne söylüyor? Ne zaman söylüyor? Hangi duyguyu getiriyor?
Bunları fark etmek, değişimin ilk ve en sessiz adımıdır.




